Ankara Kalesi: Başkentin Tarihine Tanıklık Eden Görkemli Yapı
Görsel: Peace01234 / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Ankara'nın simgelerinden Ankara Kalesi, binlerce yıllık geçmişi, surları ve kuleleriyle ziyaretçilerini büyüleyen bir açık hava müzesi.
Ankara denince akla gelen ilk tarihî yapılardan biri olan Ankara Kalesi, başkentin kalbinde, Altındağ ilçesinde yükselir. Şehrin en eski yapılarından biri olan bu görkemli kale, geçmişten günümüze uzanan hikâyesiyle tarih tutkunlarının ilk duraklarından biridir. Ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmese de, milattan önce 5. yüzyılın başlarında Galatların Ankara'ya yerleşmesi sırasında kalenin var olduğu bilinmektedir. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde birçok kez onarımdan geçen kale, bu uygarlıkların izlerini taşıyan eşsiz bir mirastır.
Tarih Boyunca Onarımlar ve Dönüşümler
Ankara Kalesi'nin tarihi, kentin tarihiyle iç içe geçmiştir. MÖ 2. yüzyılın başlarında Romalıların Galatya'yı işgal etmesiyle kent büyümüş ve kale dışına taşmıştır. Roma İmparatoru Caracalla, MS 217'de kalenin surlarını onartmış; ancak MS 222-260 yılları arasında İmparator Alexander Severus'un Perslere yenilmesiyle kale kısmen tahrip olmuştur. 7. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Romalılar kaleyi yeniden onarmaya başlamıştır.
Bizans döneminde ise kale önemli bir savunma merkezi olmuştur. İmparator II. Justinianos, MS 668'de dış kaleyi yaptırmış; İmparator III. Leon, 740'ta kale duvarlarını onarırken iç kale surlarını yükseltmiştir. Ardından İmparator I. Nikiforos 805'te, İmparator I. Basileios ise 869'da kaleyi onarmıştır. 1073 yılında Selçuklu Hanedanı'nın eline geçen kale, 1101'de Haçlılarca ele geçirilmiş, 1227'de tekrar Selçuklu hakimiyetine girmiştir. I. Alâeddin Keykubad kaleyi yeniden onartmış, 1249'da II. İzzeddin Keykavus kaleye yeni ilaveler yapmıştır. Osmanlı döneminde ise 1832'de Kavalalı İbrahim Paşa tarafından onarımdan geçirilmiş ve dış duvarlar genişletilmiştir.
Mimari Yapı ve Savunma Düzeni
Ankara Kalesi, yerden yaklaşık 110 metre yükseklikteki bir tepe üzerine kurulmuştur. Dışarıdan görünümüne göre çok daha büyük bir alana yayılan kale, iç kale ve dış kaleden oluşur. Dış kale, eski Ankara şehrini çevreler ve yaklaşık 20 kulesi bulunur. İç kale ise yaklaşık 43.000 metrekarelik bir alanı kaplar. 14-16 metre yüksekliğindeki duvarların üzerinde, çoğu beşgen biçimli 42 kule yer alır. Dış surlar kuzey-güney doğrultusunda yaklaşık 350 metre, batı-doğu doğrultusunda ise 180 metre boyunca uzanır.
İç kalenin güney ve batı duvarları bir dik açı oluştururken, doğu duvarı tepenin girinti ve çıkıntılarını izler. Kuzey yamaç ise farklı tekniklerle yapılmış duvarlarla korunur. Kalenin en ilgi çekici yanlarından biri, doğu, batı ve güney duvarları boyunca 15-20 metrede bir yer alan 42 beşgen burçtur. Dış kale ile iç kale, doğuda Doğukalesi'nde, batıda Hatip Çayı'na bakan yamaçta birleşir. İç kalenin güneydoğu köşesinde ise kalenin en yüksek noktası olan Akkale yer alır.
Yapım Teknikleri ve Kullanılan Malzemeler
Dört katlı olan iç kale, Ankara taşından ve toplama taşlarla inşa edilmiştir. Duvarların alt bölümleri mermer ve bazaltla örülmüş, üst kesimlerde ise bloklar arasında tuğla kullanılmıştır. Tuğla bölümler büyük ölçüde zarar görmüş olsa da iç kale bozulmadan günümüze ulaşmıştır. 8. ve 9. yüzyıllarda kent istilalara uğrayınca, kaleyi hızla onarmak için o dönemde yıkıntı hâlinde olan Roma anıtlarının mermer blokları, sütun başlıkları ve su yollarının mermer olukları kullanılmıştır. Bu nedenle kale yapısında heykel, lahit ve sütun başlıkları gibi parçalara rastlamak mümkündür. Bu durum, kalenin inşasında çevredeki malzemelerden büyük ölçüde yararlanıldığını gösterir.
İç kalenin iki büyük kapısı vardır: biri dış kapı, diğeri hisar kapısı olarak adlandırılır. Kapının üzerinde İlhanlılara ait bir kitabe bulunurken, kuzeybatı kısmında Selçuklu Hanedanı'nın yaptırdığını gösteren bir yazı yer alır. Bu kitabeler, kalenin farklı dönemlerde geçirdiği onarımların ve eklemelerin kanıtıdır.
Kaleyi Ziyaret Etmek
Ankara Kalesi, her yıl çeşitli festivallere ev sahipliği yapmasının yanı sıra, şehrin panoramik manzarasını sunan bir seyir noktasıdır. Kale çevresindeki dar sokaklarda restore edilmiş geleneksel Ankara evleri ve butik atölyeler, geçmişle modern dokunuşları bir arada sunar. Tarih ve kültür tutkunları için Ankara Kalesi, başkentin binlerce yıllık geçmişine tanıklık etmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir duraktır. Kaleyi gezerken hem Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini keşfedecek hem de Ankara'nın eşsiz siluetini kuşbakışı izleme fırsatı bulacaksınız.
Kaynak: ankara.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org
Görsel: Peace01234, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı