0:00
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde odun toplarken İsrail ordusunun saldırısına uğrayan ve ağır yaralanan 13 yaşındaki Ali Ebu Tayr, tedavi imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle yaşam mücadelesi veriyor.
Gazze’de 10 Ekim 2025’te varılan ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırıları devam ediyor.
Ali Ebu Tayr, ateşkesten 15 gün sonra Han Yunus’un doğusundaki Abesan el-Kebira bölgesinde İsrail ordusuna ait insansız bir hava aracından atılan merminin hedefi oldu.
Saldırıda karnına isabet eden mermi, Ali’nin bağırsaklarını parçaladı ve karaciğerinde hasara sebep oldu. Ameliyata alınan Filistinli çocuk hayati tehlikeyi atlattı ancak bağırsaklarından aldığı hasar nedeniyle o günden bu yana çeşitli komplikasyonlarla hastaneye yatmak ve tekrar ameliyat olmak zorunda kaldı.
Nasır Hastanesi Genel Cerrahi Bölümünde yatan Ali, tedavi imkanlarının yetersiz oluşu ve yaşanan ilaç sıkıntısı nedeniyle iyileşemiyor. Aldığı yaralar ve yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle yürüme kabiliyetini de kaybeden Ali, yurtdışında tedavi edilmeyi bekliyor.
OĞLUNUN SAĞLIĞINA KAVUŞUP YENİDEN YÜRÜMESİNİ İSTİYOR
Oğlunun ekim ayında uğradığı saldırıdan bu yana acı çektiğini belirten anne Abir Ebu Tayr, “Oğlum yürürdü, koşardı şimdi yürüyemiyor. Nasır Hastanesine geldiği günden beri ayağa kalkıp yürümedi.” dedi.
Doktorların elinden geleni yapmasına rağmen sağlık sisteminin çöktüğü ve ablukanın sürdüğü bir ortamda oğlunun gerekli tedaviyi alamadığını kaydeden anne Abir, oğluna sadece serum ve akamon gibi ilaçların verildiğini, bu ilaçların oğlunun midesine dokunduğunu dile getirdi.
Vicdan sahibi insanlara seslenen Filistinli anne, oğlunun hayatını kurtarmaları ve yeniden yürümesi için çağrıda bulundu.
TEDAVİ İMKANI KISITLI
Nasır Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Doktor Usame Ahmed Ebu Ubeyd de Ali’nin geçirdiği sürece ilişkin bilgi verdi.
Doktor Ebu Ubeyd, kalın ve ince bağırsaklarının yanı sıra karaciğerinden yaralanan ve ameliyat edilen Ali’nin vücudunda daha sonra bazı ciddi komplikasyonlar geliştiğini söyledi.
Ebu Ubeyd, “Ali, bağırsak tıkanıklığı (ileus) sorunu yaşadı. Bu sorunları karnından ameliyat olan hastaların çoğu yaşıyor. Pek çok kez hastaneye yattı ama son yatışında kan zehirlenmesi (sepsis) gibi ciddi şikayetlerle geldi. Bağırsaklarında delik (bağırsak delinmesi-perforasyon) vardı, durumu kritikti. Bağırsaklarındaki yapışma (adezyon) delinmeye yol açmıştı ve karın zarı iltihaplanması meydana gelmişti. Kritik bir durumdaydı ve yoğun bakıma alındı.” dedi.
Kısıtlı imkanlara rağmen ellerinden geleni yaptıklarını belirten Ebu Ubeyd, “Ali, 3 haftadır genel cerrahi bölümünde yatıyor. Elimizdeki imkanlar nispetinde tedavi etmeye çalışıyoruz. Biraz olsun iyileşti ve kritik evreden çıktı ama hala tedaviye ve tıbbi bakıma ihtiyacı var.” diye konuştu.
İLAÇ GİRİŞİNDE SÜREKLİLİK YOK
Doktor Ebu Ubeyd, karnına kolostomi torbası takılan Ali’nin, hastalık sürecinde çok kilo kaybettiğini ve artık gıda takviyelerine ihtiyaç duyduğunu aktardı.
Bu tür hastaların ihtisas hastanelerinde tedavi edilmesi gerektiğine işaret eden Ebu Ubeyd, İsrail ablukası nedeniyle yaşadıkları sıkıntılara ilişkin şunları söyledi:
“İlaç var ama devamlılığı yok, bugün var olan ilaç bir kaç gün sonra kalmayacak. Burada önemli olan sürekliliğin olması. Hastaların tedavisinde ve ameliyatlarda büyük sıkıntılar çekiyoruz. Çünkü ilaç girişlerinde süreklilik yok. İlaçlar tükenince alternatiflerine yöneliyoruz.”
Muhabir: Samet Tunç


Bir yanıt yazın