Özcan KartalYazar-Tüm yazıları ›
VATANSEVERLİK
Bazen durup inandığımız değerleri en baştan ele almak, kimselere söylemeye cesaret edemediğimiz gerçekleri kendi içimizde tartmak gerekir. Yıllardır süregelen alışkanlıklar, siyasetin daracık koridorları ve ezberlenmiş refleksler, bizi asıl amaçtan uzaklaştırdı. Bugün, "vatanseverim" diyen herkesin şapkasını önüne koyup ciddi bir sorgulamaya girişmesi şart.
Çünkü vatanseverlik, yalnızca bir aidiyet duygusu ya da kalabalık meydanlarda atılan yüksek sesli sloganlardan ibaret değildir. Tarih boyunca bu topraklarda vatanseverlik; aydınlanmanın, çağdaşlaşmanın, bağımsızlığın ve akılcı bir geleceği kurma iradesinin ta kendisi olmuştur.
Peki, biz bu büyük fikri ne hale getirdik?
Zamanla korkuların gölgesinde, güvenlikçi politikaların arasında ve dar siyasi çıkarların yedek kuvveti konumuna sıkıştırıldık. Özgür düşüncenin yerini itaat, bilginin yerini cehalet, eleştirinin yerini ise kör bir bağlılık aldı. Kendimizden olanın yanlışını savunmayı "dava adamlığı", farklı düşünceyi ise hainlik zanneder olduk. Oysa unutmayalım: Yanlış kimden gelirse gelsin yanlıştır; devletten, partiden, liderden veya en yakın dostumuzdan...
Bugün dünya yapay zekâ, uzay teknolojileri, bilim ve ileri ekonomi modellerini tartışırken, biz hâlâ birbirimizin geçmişini ve kimin hangi tarafa daha yakın olduğunu konuşarak vakit kaybediyoruz. Çağı okuyamayan bir anlayış, kaçınılmaz olarak tarihin tozlu raflarına kaldırılır.
Artık kişilerin değil ilkelerin, makamların değil milletin, korkunun değil özgürlüğün yanında durma zamanıdır. Vatanseverlik, sadece sınırda nöbet tutmak değil; ülkenin nehrine, ormanına, hukukuna, liyakatine, yoksuluna ve geleceğini başka ülkelerde arayan gençlerine de aynı cesaretle sahip çıkabilmektir.
İhtiyacımız olan şey yeni sloganlar değil; sivil, demokratik, akılcı ve üreten yepyeni bir zihniyettir. Kendi içimizdeki yanlışlarla yüzleşmeden, kişisel egolarımızı ve küçük hesaplarımızı aşmadan Türkiye’nin geleceğini inşa edemeyiz.
Soru ortadadır: Ya geçmişin ezberlerine sığınıp aynı kısır döngüde patinaj yapmaya devam edeceğiz ya da aklı, bilimi ve özgür iradeyi rehber alarak bu ülkenin yarınlarını kuracağız.
Seçim, hepimizin aynaya bakma cesaretine kalmış.
Bu konudaki düşünceleriniz neler, sizce bu zihniyet dönüşümünü başlatmak için önce nereden başlamalıyız?
Hoşçakalın dostça kalın sevgilerimle...
Özcan Kartal
21.06. 2026