Mamak İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Üyesi Hamza Can, Ankara’da kentsel dönüşümün istenilen seviyeye ulaşamadığını belirterek, sürecin mevcut şartlarda ilerlemesinin zor olduğunu ifade etti.
Son yıllarda modern projeler, sosyal donatı alanları ve yeşil alanlarla dikkat çeken Ankara’da, şehir merkezinde yer alan eski yapıların hâlâ önemli bir sorun olmaya devam ettiğini dile getiren Can, bu durumun hem şehir estetiğini hem de yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi.
Eski yapı stoku risk oluşturuyor
Başkentte özellikle Mamak, Altındağ, Çankaya ve Keçiören gibi ilçelerde 50–60 yıllık yapıların yaygın olduğuna dikkat çeken Can, bu binaların eski yönetmeliklere göre inşa edildiğini ve mühendislik açısından yetersiz kaldığını vurguladı.
Zemin etüdü eksiklikleri ve yapı kalitesindeki sorunların olası bir depremde ciddi risk oluşturduğunu belirten Can, Ankara’nın deprem açısından İstanbul kadar gündemde olmasa da riskin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Artan maliyetler dönüşümü durma noktasına getirdi
İnşaat maliyetlerinde yaşanan ciddi artışın hem müteahhitleri hem de vatandaşları zor durumda bıraktığını söyleyen Can, mevcut ekonomik koşullarda kentsel dönüşüm projelerinin finansmanının neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtti.
Metrekarelerin küçük olması, kat artışının sınırlı kalması ve arsa paylarının yetersizliği nedeniyle projelerin ekonomik olarak sürdürülebilir olmadığını ifade eden Can, müteahhitlerin bu nedenle dönüşüm projelerine mesafeli yaklaştığını söyledi.
“Yarısı Bizden” modeli Ankara için de gerekli
İstanbul’da uygulanan ve devletin maliyetin bir kısmını üstlendiği “Yarısı Bizden” modeline dikkat çeken Can, benzer bir desteğin Ankara’da da hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Devlet desteği olmadan dönüşümün hızlanmasının mümkün olmadığını belirten Can, bu modelin hem vatandaşın karar sürecini kolaylaştıracağını hem de müteahhitleri yeniden sahaya çekeceğini dile getirdi.
Kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değil
Kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yenilenmesi anlamına gelmediğini belirten Can, bu sürecin aynı zamanda şehir planlaması açısından büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti.
Dar sokaklar, otopark yetersizliği ve yeşil alan eksikliği gibi sorunların dönüşüm projeleriyle çözülebileceğini söyleyen Can, daha yaşanabilir bir şehir için kapsamlı bir dönüşümün şart olduğunu kaydetti.
Şehir merkezi kilitlenmiş durumda
Mevcut ekonomik şartlar nedeniyle müteahhitlerin şehir merkezinden uzak bölgelere yöneldiğini belirten Can, bu durumun Ankara merkezinde projelerin başlamasını engellediğini söyledi.
“Kentsel dönüşümde devlet desteği bu kilidi açacak anahtar olacaktır” diyen Can, destek mekanizması olmadan sürecin ilerlemesinin mümkün olmadığını ifade etti.
“Risk görünmez ama var”
Ankara’nın Kuzey Anadolu Fay Hattı’na İstanbul kadar yakın olmadığını ancak çevresinde aktif fayların bulunduğunu hatırlatan Can, riskin tamamen ortadan kalkmadığını söyledi.
“Risk sıfır değil, sadece görünmez” diyen Can, bu nedenle kentsel dönüşümün ertelenmemesi gerektiğini vurguladı.
Çözüm: Devlet destekli model
Sonuç olarak Ankara’da kentsel dönüşümün önündeki en büyük engellerin finansman yetersizliği, eski yapı stoğu ve düşük kâr marjı olduğunu belirten Can, çözümün devlet destekli bir modelden geçtiğini ifade etti.
Bu tür bir destek olmadan dönüşümün yavaş ilerleyeceğini, hatta bazı bölgelerde tamamen durabileceğini söyleyen Can, Ankara’nın daha güvenli ve yaşanabilir bir şehir haline gelmesi için acil adım atılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Muhabir: Hatice Gürel

Bir yanıt yazın