Türkiye’nin ayçiçeği yağı ihracatı 93 ülkeye ulaştı

2 dk okuma 0
Paylas:

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2026’nın Ocak-Mart döneminde Türkiye’den 195 bin 995 ton ayçiçeği yağı dış satımı gerçekleştirildi.

Elde edilen 316,8 milyon dolarlık gelir, Türk gıda ürünlerinin uluslararası pazardaki gücünü bir kez daha kanıtladı. Geçen yılın aynı dönemine oranla miktarda yüzde 7, değerde ise yüzde 17,2’lik bir büyüme kaydedildi.

Güneydoğu Anadolu bölgesi ihracatta lider konumda

Türkiye’nin ayçiçeği yağı dış satımında bölge bazlı liderlik yüzde 61,7’lik payla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin oldu. Bölge genelinden gerçekleştirilen ihracatın mali büyüklüğü 195 milyon 648 bin dolar olarak hesaplandı.

Türkiye’den en çok ayçiçeği yağı talep eden ülkeler

Ülke bazlı bakıldığında ise Türkiye‘den en çok ayçiçeği yağı talep eden ülkeler sırasıyla şunlar oldu:

  • Cibuti: 126 milyon 94 bin dolar
  • Sudan: 33 milyon 798 bin dolar
  • Suriye: 20 milyon 416 bin dolar

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Türkiye’nin dünya rafine ayçiçeği yağı ticaretinde yüzde 18,3’lük bir pazar payına ulaştığını belirtti.

Küresel hammadde kısıtlamalarına ve bölgesel savaşlara rağmen Türkiye’nin teknolojik üstünlüğü ile fark yarattığını vurgulayan Kadooğlu şu ifadeleri kullandı:

İhracatta rekabet gücü ve pazar payı hedefi

“Ham madde arzında yaşanan küresel kısıtlamalar ve bölgemizi kuşatan savaş koşulları, kalan bölümdeki performans için belirleyici olacaktır. Özellikle Rusya’nın ihracat vergilerini 2026 yılı sonuna kadar uzatmış olması, tedarik zinciri üzerinde bir baskı oluştursa da biz bu zorluğu stok yönetim gücümüz, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yerinde müdahaleleri ve yüksek teknolojili tesislerimizin esnekliğiyle aşmayı biliyoruz.

Dahilde İşleme Rejimi sayesinde edindiğimiz tohumu katma değer katarak işliyor, dünya pazarlarına ‘Türk yağı’ imzasıyla sunuyoruz. Ukrayna ve Rusya gibi ham madde devlerini rafine ürün ihracatında geride bırakabilmemizi, sadece lojistik bir avantaj değil; yılların getirdiği teknolojik birikimin bir sonucu olarak görüyorum. İnanıyorum ki bu dinamizm bizi önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 25 pazar payı hedefimize de ulaştıracaktır.”

Kaynak: Haber Merkezi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir