Ankara Kent Konseyi STK Proje Destek Çalışma Grubu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çeşitli STK’ların sponsorluğu ile hazırlanan sergide, Neslice Art resim dersi alan öğrencilerin. Ankara’ya ilişkin izlenimlerinden, resimlerinden oluşan “Başkentli Çocukların Gözünden Ankara Resim Sergisi” açıldı. Onlarca çocuğun beyaz bir kuğu gibi heyecanla ve eserlerinin sergileniyor olmasının gururuyla katıldığı sergi büyük ilgi gördü.
Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde hazırlanan serginin açılışına, eserleri bulunan çocuklar, aileleri, arkadaşları ile siyasilerden, bürokrasiden ve resim severlerden de katılım oldu.

Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Bahar Altıntaş’ın sunumuyla başlayan açılışta ilk konuşan Neslice Art sahibi Neslihan Akkaya oldu. Katılımcılara, “Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin kalbinde, çocuklarımızın o pırıl pırıl dünyasında kendileri ile oldukları için” teşekkür eden Akkaya, “17 yıldır hayatını çocukların hayallerine adayan bir eğitimci, fırçasını bu toprakların ruhuyla besleyen bir ressam ve Nesliceart sanat stüdyosunun kurucusu” olduğunu söyledi. Tüm bu unvanların ötesinde kalbi heyecandan titreyen bir öğretmen olduğunu aktaran Neslihan Akkaya, “Çünkü biliyorum ki çocuklar dünyayı bizim gördüğümüz gibi görmezler…
Bizim gri dediğimiz bir duvarda onlar binlerce renk keşfeder.
Bizim sıradan bir taş diye baktığımız yerde onlar geçmişin izlerini, hikâyeleri, hatta hayalleri görürler” dedi.
Salonda yer alan her eserin, “bir çocuğun Ankara’ya yazdığı içten bir mektup” olduğunu belirten Akkaya, “Sessiz ama çok güçlü bir sevgi cümlesidir” diye konuştu.
Neslihan Akkaya şunları ifade etti:

“Bu şehir, sadece bir başkent değil. Bir milletin yeniden ayağa kalkma hikâyesidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu şehri bozkırın ortasında bir umut, bir ışık, bir yön olarak inşa ederken, en büyük güvencesini çocuklara verdi. Çünkü o, bir ülkenin geleceğinin ancak çocukların hayal gücüyle yükselebileceğini biliyordu.”
Kendilerinin de bu inançla yola çıktıklarını, stüdyolarında sadece resim yapmadıklarını belirterek, “Çocuklarımızla birlikte Ankara’nın ruhuna dokunduk. Anıtkabir’in önünde hissettiğimiz o derin minneti, Ankara Kalesi’nin taşlarında saklı hikâyeleri, bu şehrin rüzgârında, ışığında, sessizliğinde saklı olan anlamı…
Renklerle yeniden anlattık. Çocuklarımızın fırçalarında sadece boya yok… Bir teşekkür var. Bir vefa var. Ve en önemlisi, Cumhuriyet’e duyulan sarsılmaz bir bağlılık var” dedi.
Burada sadece bir sergi açmadıklarını, bir yolculuğu başlattıklarını da aktaran Akkaya, sergideki eserlerin bu şehirden çıkıp başka sokaklara, başka insanlara ulaşacağını, Ankara’yı, bir çocuğun kalbinden geçtiği haliyle anlatacağını, çünkü bazen bir şehri en doğru anlatanların onu en saf haliyle sevenler olduğunu” söyledi.
Kendisi gibi bir öğretmen için en büyük ödülün, “bir çocuğun kendine inanmasını görmek ve o inancın içinde vatan sevgisinin filizlendiğine tanık olmak” olduğunu da aktaran Akkaya, bu ödülü kendisine yaşatan çocuklara teşekkür etti.
Akkaya daha sonra, Ankara’yı sadece gözleriyle değil, kalpleriyle gören çocukların dünyasına davet etti: “Geliniz, bu şehri bir de onların gözünden, onların renklerinden, onların hayallerinden dinleyelim” dedi.
Defne Naz Özkan
Daha sonra çocuklar adına söz alan Defne Naz Özkan, kendisi için Ankara’yı anlattı: “Benim için Ankara her sokağında ayrı bir hikaye olan kocaman bir oyun alanıdır. Benim için Ankara Anıtkabir’de Atamızın huzurunda yaşadığımız o duygudur. Benim için Ankara Kuğulu Park’ta kurduğumuz hayallerimiz, nasıl gördüğümüz değil, kalbimize nasıl yansıdığıdır. Burada çocuk olmak Cumhuriyetin kalbinde, fırçalarımızla Ankara’yı yeniden, renk renk çizmek, her köşesini kendi renklerine bırakmak demektir. ”
Yağız Güler
Daha sonra söz alan çocuk ressam Yağız Güler de çocukların bu şehrin bu günü, ama en çok da geleceği olduğunu söyledi. Öğretmenlerinin, “Bu şehri tanımazsan ona ait olamazsın” dediğini aktaran Yağız Güler, bu proje ile Ankara’nın sadece bir şehir değil, binlerce yıllık bir kültür mirası olduğunu öğrendiklerini ifade etti. Güler, Ankara’nın tarihini, geleneklerini, değerlerini tuvallerine aktarırken, bir söz de verdiklerini şöyle ifade etti: “Bizler, bu şehrin kültürüne, geçmişine ve geleceğine sahip çıkacağız.”

Yağız Güler Ankara’yı sevmenin onun müzesini gezmek, hikâyelerini dinlemek ve bu mirası korumak olduğunu da belirterek, serginin çocukların bu kente bağlılığının da bir resmi olduğunu ifade etti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Kent Konseyi adına yapılan konuşmaların ardından, çocuklara sergiye eser verdikleri için plaket sunuldu. Daha sonra topluca kurdele kesilerek, serginin açılışı gerçekleştirilecek.




25 Nisan Cumartesi günü de açık olan serginin daha sonra Yenimahalle ve Mamak ilçelerinde de gösterime sunulacağı, sonrasında da başka illere götürüleceği ifade edildi.


Muhabir: Sultan Özer

Bir yanıt yazın