Ankara

Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nda Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan ve Oktay Kaynarca bir araya geldi

Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, sanat dünyasının önde gelen isimlerini ağırladı. "Nasıl Efsane Oldular? İsmi Marka Olanlar" panelinde buluşan Demet Akbağ, Yılmaz...

3 dk okuma 0
Paylas:

Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Congresium Oditorium Salonu’nda gerçekleştirdiği 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları, geniş bir katılımla başladı. Etkinliğin birinci gününde, Tarih TV Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Atmaca’nın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Türkiye’nin marka haline gelmiş sanatçıları kariyer yolculuklarını ve sektörün geleceğini tartıştı.

Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nda Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan ve Oktay Kaynarca bir araya geldi

Yılmaz Erdoğan: “Marka olmanın temelinde güven yatar”

Panelde konuşan Yılmaz Erdoğan, marka kavramının sadece tanınırlık değil, inşa edilen güven duygusuyla ilgili olduğunu belirtti. Son dönemdeki çalışmaları ve dizi sektörü üzerine değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, televizyon dizilerinin sürelerine ilişkin şu eleştirileri getirdi:

“Kaliteden ödün veriyoruz. İnsanlar aynı akşam tek bir uzun dizi izleyeceğine iki ayrı iş seyretmeli, çeşitlilik artmalı. Yapım süreçleri yalnızca ticari motivasyonlarla şekillenmemeli. Bu sorunu Ankara Ticaret Odası önderliğinde çözeceğiz, başkanıma güveniyoruz.”

Demet Akbağ: “Dizi süreleri sürdürülebilir değil”

Sanatçı Demet Akbağ, efsaneleşme sürecinin planlı bir hedef değil, işini severek yapmanın bir sonucu olduğunu vurguladı. İzleyiciyle kurulan güven ilişkisinin önemine değinen Akbağ, sektördeki üretim şartlarına dikkat çekti:

“Eskiden ‘Yerli Dizi Yersiz Uzun’ kampanyası başladığında süreler 90 dakikaydı, şimdi 130 dakikaya çıktı. Bizim dizilerimizin bir bölümü, yurt dışında üçe bölünüp üç hafta izleniyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Hiçbir zaman ‘ne yaparsam efsane olurum’ diyerek yola çıkmadım. Önemli olan o güven duygusunu inşa etmek ve seyirciye mahcup olmamak.”

Akbağ ayrıca teknolojinin sanata entegrasyonu konusunda, “Uzak kalamayız ama ölçülü olmalıyız; işin nerelere gideceğini henüz kimse kestiremiyor” ifadelerini kullandı.

Oktay Kaynarca: “Yapay zeka matematik, aktörlük duygu işidir”

Teknolojik gelişmelerin ve yapay zekanın sanat üzerindeki etkilerini yorumlayan Oktay Kaynarca, insan duygusunun her zaman merkezde kalacağını savundu. Kaynarca, sahne performanslarına olan ilginin temelinde “canlı hisse şahitlik etme arzusu” yattığını belirterek şöyle konuştu:

“İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek. Sahne performanslarına ilginin artması da insanların o canlı hisse, o duyguya şahit olma isteğinden kaynaklanıyor. Yapay zeka bir matematik ama aktörlük bir duygu işidir.”

Gürsel Baran: “Dizi ihracatı bir yılda iki kat arttı”

Panelin sonunda kürsüye çıkan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, dizi ve sinema sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik bir ihracat kalemine dönüştüğünü vurguladı. Sektörün sorunlarının çözümü için oda olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydeden Baran, güncel verileri paylaştı:

“Hizmet sektörü içerisinde yer alan sinema ve dizi sektörü, son yıllarda 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirilen bir sektör. 2024 yılında 500 milyon dolar olan dizi ihracatı, 2025’te 1 milyar dolara yükseldi. İhracatını bir yılda iki kat artıran başka bir sektör yok. Sektörün sorunlarını bertaraf etmek hepimizin görevi.”

Etkinlik, Marka Buluşmaları kapsamında düzenlenen diğer oturum ve sergilerle devam etti.

Kaynak: Anka Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir