Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’ın İskenderun ilçesinde yıkılan ve 14 kişinin yaşamını yitirdiği MCG Tower dairesinde yargı süreci yeni bir boyuta evrildi. 14 sanık hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan devam eden davada, mahkemenin talep ettiği 66 sayfalık kapsamlı bilirkişi raporu tamamlandı.

9 akademisyenden ortak rapor: Yapısal ihmaller zinciri
Bursa Teknik, Adana Alparslan Türkeş, Bartın, Batman, Hakkari ve Çanakkale Onsekiz Mart üniversitelerinden 9 uzmanın imzasını taşıyan raporda; müteahhit, şantiye şefi, proje müellifleri, yapı denetim firması yetkilileri ve ilgili belediye görevlilerinin tamamı “asli kusurlu” olarak nitelendirildi.
Raporda, müteahhit Muhammet Coşkun Gökkan’ın sorumluluğuna ilişkin şu tespitlere yer verildi:
“Binanın oturduğu alanda, zemin iyileştirme projesinde belirtilen iyileştirmenin projeye uygun yapılmadığı görülmüştür. Yapının taşıyıcı sistem planında, merdiven ve asansör boşluklarının bulunduğu bölgelerde taşıyıcı sistem sürekliliğinin zayıf olduğu, bazı akslarda çerçeve sürekliliğinin sağlanamadığı ve tali kiriş ağırlıklı bir taşıyıcı düzenin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, deprem etkileri altında yük aktarım yollarının düzensizleşmesine neden olabilecek niteliktedir. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesinin, projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu olmadığı; standart değeri sağlamayan bir beton kullanıldığı görülmüştür.”

İnşaat mühendisi şantiye şefi Şule Genç’in de denetim görevini yerine getirmediği belirtilen raporda şu ifadeler kullanıldı:
“Yapının bazı akslarında çerçeve sürekliliğinin yeterli şekilde oluşturulamadığı ve taşıyıcı sistem düzeninde süreksizlikler bulunduğu görülmüştür. Bu tür taşıyıcı sistem düzensizliklerinin sahada imalat sürecinde kontrol edilmesi ve projeye uygunluğunun sağlanması şantiye şefinin sorumluluğundadır. Binanın bazı katlarının yapımında kullanılan beton kalitesi projede belirtilen beton sınıfı ile uyumlu değildir.”
Ayrıca 17 katlı yapının ağırlığına ve sıvılaşma riskine rağmen uygulanan jetgrout yönteminin yetersiz kaldığı, zeminde etkili bir iyileştirme yapılmadığı ve belediye görevlilerinin standart dışı beton kullanımına rağmen herhangi bir işlem yapmadığı kaydedildi.
“Olası kastla müebbet istiyoruz”
Depremde annesi Cehide ve babası Rafi Sümbültepe’yi kaybeden Selin Sümbültepe, raporun ardından adalet çağrısını yineledi. Sümbültepe, mevcut “bilinçli taksir” suçlamasının yetersiz olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı:
“Raporda sorumluların ‘asli kusurlu’ olduğu açıkça yazıyor. Bu bizim için önemli ama yetmiyor. Çünkü biz sevdiklerimizi her duruşmada, her ertelemede, her bekleyişte yeniden kaybettik. MCG Tower depremin ilk saniyelerinde yıkıldı. Bunun adalet sisteminde bir karşılığı olmak zorunda. Biz en başından beri aynı şeyi söylüyoruz. Bu dosyada, ‘olası kastla öldürmeden’ müebbet hapis cezası verilmesini istiyoruz. Şimdi yine itirazlarla, sürelerle, prosedürlerle dosyayı uzatmak isteyecekler. Belki unuturuz sanıyorlar, belki yoruluruz sanıyorlar ama biz unutmadık, affetmedik, vazgeçmedik.”
29 Nisan’da adliye önünde buluşma çağrısı
Selin Sümbültepe, davanın bir sonraki süreci için kamuoyuna dayanışma çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:
“29 Nisan’da saat 14.00’te İskenderun Adliyesi’ndeyiz. Sevdiklerimiz için, adalet için orada olacağız. Sesimize ses olmak isteyen herkesi yanımızda görmek istiyoruz.”
Kaynak: Anka Haber Ajansı

Bir yanıt yazın