0:00
Ocak ayında net 28.075 TL olarak belirlenen asgari ücretin, günden güne artan yaşam maliyetleri karşısında erimesi çalışan kesimi yeni bir arayışa itti. Dünya genelindeki enerji, ulaşım ve gıda kalemlerindeki yükselişin yerel piyasaları da doğrudan etkilemesiyle birlikte, gözler yılın ikinci yarısında yapılacak muhtemel bir iyileştirmeye çevrildi. Gündemden düşmeyen ara zam tartışmalarının hukuki zeminini değerlendiren uzmanlar, mevcut ekonomik tabloda maaş güncellemesinin zorunlu bir ihtiyaç haline geldiğine dikkat çekti.
HUKUKİ HİÇBİR ENGEL BULUNMUYOR

Sosyal Güvenlik Uzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, kamuoyunda asgari ücretin sadece yılda bir defa belirlenebileceği yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını belirterek sürece dair önemli bilgiler verdi. Enflasyonun yüksek seyrettiği geçmiş dönemlerde Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun birden fazla kez toplanarak maaşları güncellediğini hatırlatan Karakaş, alınan ücretin temel ihtiyaçları karşılamakta zorlandığına değinerek durumu şu ifadelerle özetledi:
“Geçmişte olduğu gibi bu yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında asgari ücretlinin rahat nefes alması şart”
KOMİSYON HER AN TOPLANABİLİR

Sürecin nasıl işleyeceğine dair teknik mekanizmayı da anlatan Karakaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çağrısı üzerine komisyonun vakit kaybetmeksizin bir araya gelebileceğini aktardı. Masadaki karar mekanizmasında hükümet ve işveren tarafının ağırlıklı rol üstlendiğini hatırlatan uzman isim, maaşların belirlenmesinde hukuki sınırlamalardan ziyade işçilerin barınma, gıda ve sağlık gibi yaşamsal giderlerinin güncel rakamlarla hesaplanması gerektiğinin altını çizdi.
AÇLIK SINIRI ASGARİ ÜCRETİ GEÇTİ

Ekonomik verilerin güncel tablosuna bakıldığında, mart ayında açıklanan açlık sınırının halihazırda ödenen asgari ücret tutarını aştığı görülüyor. Temmuz ayında hayata geçirilmesi muhtemel bir ara zammın dar gelirli haneler için kritik bir önem taşıdığına işaret eden Karakaş, meselenin anayasal boyutunu hatırlatarak sözlerini şöyle noktaladı:
“Anayasa’ya ve yasalara göre asgari ücretin işçinin iaşe (hayati ihtiyaçları) ve ibate (barınma, konaklama…) dahil insanca yaşatacak seviyede olması bir lütuf değil, devletin ödevidir.”
Muhabir: Te Bilişim Destek


Bir yanıt yazın