0:00
İddialara göre İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki sivil yerleşim alanlarını yok etmek için özel müteahhitlerle anlaştı. “Yıkılan bina başına prim” sistemiyle çalışan bu yapı, savaş hukukunun sınırlarını ve “savaşın ticarileşmesi” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Lübnan sınırındaki çatışmalar şiddetini artırırken, sahadan gelen son raporlar askeri stratejinin ötesinde bir “yıkım ekonomisinin” kurulduğunu gözler önüne seriyor. Haaretz’in saha araştırmalarına ve askeri kaynaklara dayandırdığı dosya, modern savaş tarihinde eşine az rastlanır bir uygulamayı ifşa etti.
SİVİL MÜTEAHHİTLER SAHADA: BİNA BAŞINA ÜCRET
Habere göre; İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan’ın güneyinde kontrollü yıkımlar gerçekleştirmek adına sivil operatörler ve ağır iş makinesi sahipleriyle iş birliği yapıyor. Bu iş birliğinin en çarpıcı noktası ise ödeme protokolü.
Performansa Dayalı Yıkım: İddiaya göre müteahhitlere sabit bir maaş yerine, yerle bir edilen bina veya yapı başına ödeme yapılıyor.
Stratejik Değil, Sistematik: Uzmanlar, bu yöntemin “askeri gereklilik” ilkesini zedelediğini ve yıkımın bir kazanç kapısına dönüşerek “stratejik olmayan” sivil hasarı artırdığını savunuyor.
SAVAŞIN TİCARİLEŞMESİ: ELEŞTİRİLER BÜYÜYOR
Bu durum, uluslararası hukukçular ve insan hakları örgütleri tarafından sert dille eleştiriliyor. “Savaşın ticarileşmesi” olarak adlandırılan bu modelin doğurabileceği sonuçlar ise şöyle sıralanıyor:
Sivil Altyapının Hedef Alınması: Bina başına ödeme yapılması, operatörlerin daha fazla kazanç elde etmek için askeri önemi olmayan yapıları da hedef almasına neden olabilir.
Savaş Suçu Riski: Cenevre Sözleşmesi uyarınca askeri bir zorunluluk olmaksızın mülkiyete verilen geniş çaplı yıkımlar savaş suçu kapsamına giriyor.
Denetim Eksikliği: Sivil taşeronların askeri disiplinden uzak şekilde hareket etmesi, sahadaki ihlallerin takibini zorlaştırıyor.
“Bu bir operasyon değil, yıkım sektörü.” > Haaretz gazetesinde yer alan analizde, bölgedeki yıkımın boyutlarının askeri bir tampon bölge oluşturma amacını aştığı vurgulanıyor.
BÖLGEDEKİ SON DURUM VE YIKIMIN BOYUTU
Lübnan hükümeti ve uluslararası gözlemciler, sınır köylerinin neredeyse haritadan silindiğini rapor ediyor. Uydu görüntüleri, çatışmaların yaşanmadığı bölgelerde dahi devasa yıkımların gerçekleştiğini kanıtlarken, Haaretz’in bu raporu yıkımın “neden bu kadar sistematik” olduğuna dair ipuçları veriyor.
İsrail resmi makamlarından konuya ilişkin henüz detaylı bir yalanlama gelmezken, sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerde sivil iş makinelerinin askeri konvoylar eşliğinde Lübnan köylerine girdiği görülüyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ


Bir yanıt yazın