0:00
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek ülkenin çocuklarını koruyamadığını ifade ederek, Türkiye’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, çocukların okullarda katledildiği bir haftanın gölgesinde karşıladığını belirtti.
Vefat eden çocukların yasıyla bayrama girildiğini dile getiren Arıkan, “Bugün maalesef çocuklarını koruyamayan bir düzenin içindeyiz. Çocuklarını şiddetten, çetelerden, uyuşturucudan koruyamayan bir düzen ile karşı karşıyayız. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar; ahlaki çürümenin; üstünü artık örtemediği bir düzenin kaçınılmaz bir sonucudur” dedi. İktidarın 24 yıllık politikalarını eleştiren Arıkan, yaşanan hadiselerin sadece güvenlik tedbirleriyle açıklanamayacağını vurguladı.
POLİTİK SAF BELİRLEME ELEŞTİRİSİ
Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün cenaze namazına ilişkin de konuşan Arıkan, çocuğun babasının KHK’lı bir polis memuru olması nedeniyle bakanların cenazeye katılmadığını ve çocuğun fotoğrafının medyaya servis edilmediğini ifade etti. Arıkan, “Bu ülkede, çocuklar için kılınan cenaze namazlarında dahi politik saflar belirlemeye hiç mi utanmadınız? ‘Siyaset üstü bir meseledir’ dediğiniz bu konuyu musalla taşının üstünde nasıl siyasete indirgediniz? Bu hadise, tarihe sizin işlediğiniz bir utanç olarak yazılacak” dedi.
İçişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı “Çocukların Karıştığı Suç Raporu” verilerini paylaşan Arıkan, kasten yaralamada yüzde 68, uyuşturucu suçlarında yüzde 144 ve organize suçlarda yüzde 236 artış yaşandığını kaydetti. Bu raporun katliamların habercisi olduğunu belirten Arıkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şiddetin nedeni olarak popüler kültürü işaret etmesine yönelik, “Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz adına sesleniyorum, siz rahatsızlık makamında değil sorumluluk makamındasınız” diye konuştu.
DÜNYA SUÇ TARİHİNİN EN BÜYÜK DELİL KARARTMA OPERASYONU
Gülistan Doku, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyalarını hatırlatan Arıkan, Doku soruşturmasını “Türkiye’nin yeni Susurluğu” olarak tanımladı. Arıkan, sürece dair şu ifadeleri kullandı:
“‘Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı kuzunun hesabını soracağız’ diye çıktığınız yolda, Uzunçayır’ın kenarında katledilen kızımızın, cesedini dahi ailesine çok görenleri, koruyacak sistemi siz hangi ara kurdunuz? Bu tablo, Türkiye’nin yeni Susurluğudur. Yıllar evvel o kamyonun altından çıkan kirli ilişkiler ağı, bugün devletin koridorlarında boy gösteriyor. O gün suçlular kaçacak delik arıyordu, bugünse suçun delillerini bizzat devlet gücüyle, devletin imkanlarıyla yok etmeye çalışıyorlar. Bu olay, dünya suç tarihinin gördüğü en büyük delil karartma operasyonudur.”
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamalarına da tepki gösteren Arıkan, büyükelçinin “istenmeyen kişi” ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Barrack’ın bölgenin “güce saygı duyduğu” yönündeki ifadelerini eleştiren Arıkan, “Ne Barrack ne de avanesi, bu toprakları Epstein Adası ile karıştırmasın” dedi. İktidar yetkililerinin bu açıklamalara sessiz kalmasını eleştiren Arıkan, “One Minute Barrack. Siz bu millete yön tayin edemezsiniz. Siz ülkemiz hakkında fikir belirtemezsiniz” dedi.
Konuşmasının sonunda Saadet Partisi’nin seçim seferberliğini ilan eden Arıkan, tüm siyasi bileşenleri “Vicdan, Adalet ve Barış” ekseninde birlikte yürümeye davet etti. Kapılarının kötülüğün sıradanlığına kapalı olduğunu belirten Arıkan, herkesi hak ve adalet ekseninde birleşmeye çağırdı.


Bir yanıt yazın