“Kadınlar çiçekleri sever.”
Ne kadar tanıdık, ne kadar rahatlatıcı bir cümle. İçinde itiraz barındırmayan, tartışma açmayan, hatta zararsız görünen bir genelleme.
Peki gerçekten öyle mi?
Yoksa kadınlar çiçekleri sevmek zorunda bırakıldıkları için mi seviyor gibi yapıyorlar?
Kadın denince akla zarafet, incelik, estetik geliyor. Çiçek de öyle. Kırılgan ama güzel. Hoş ama sessiz. Varlığıyle ortamı yumuşatan ama kökleri görünmeyen.
Belki de asıl mesele burada.
Kadınlar çiçekleri sever mi, yoksa toplum kadınları çiçeğe mi benzetmeyi sever?
Çünkü çiçek narindir. Fazla yer kaplamaz. Dikildiği yerde büyür. Kendi saksısında kalır. Sınırlarını aşmaz. Bakım ister. İlgi ister. Ama ses çıkarmaz.
Yüzyıllardır kadına çizilen rol de bundan çok farklı değil. Güzel olsun. Bakımlı olsun. Ortamı güzelleştirsin. Ama dikenleri fazla batmasın.
Evet, kadınlar çiçek almayı sever. Ama sadece çiçek almayı mı?
Bir buket papatya, bir dal orkide… Hoş bir jesttir elbette. Fakat mesele jest değil, niyettir. Mesele yılda bir gün hatırlanmak değil, her gün görülmektir.
Kadın çiçek ister mi?
Belki.
Ama daha çok şunu ister:
Eşitlik.
Saygı.
Anlaşılmak.
Yükün paylaşılması.
Sorumluluğun bölüşülmesi.
Çiçek almak kolaydır. Emek vermek zordur.
Bir çiçek birkaç günde solar. Ama bir kadının içindeki değersizlik duygusu yıllarca kalabilir.
Kadınlar çiçekleri sever mi?
Evet, sever.
Ama çiçeğe indirgenmeyi sevmez.
Sadece özel günlerde hatırlanmayı sevmez.
Sadece güzelliğiyle anılmayı sevmez.
Sadece fedakârlığıyla ölçülmeyi sevmez.
Belki de asıl soru şudur:
Kadınlar çiçekleri mi sever, yoksa kendilerine insan gibi davranılmasını mı?
Bir kadına çiçek vermek güzeldir.
Ama onun fikirlerine kulak vermek daha güzeldir.
Onu “nazik” diye susturmak yerine, güçlü olduğu için desteklemek daha değerlidir.
Sadece sevgi vermesini beklemek yerine, onu da sevmeyi öğrenmek daha adildir.
Kadınlar çiçekleri sever.
Ama en çok, kök salabilecekleri, büyüyebilecekleri, gölgelerini özgürce yayabilecekleri bir hayatı severler.
Ve belki de artık soruyu değiştirme zamanı gelmiştir:
Kadınlar çiçekleri sever mi?
EVET…
Ama kadınlar, çiçek değil!
ÖZNUR TURAN ÖZEN
