Tenekelerde Açan Bahar

ÖZNUR TURAN ÖZEN ÖZNUR TURAN ÖZEN Yönetim Kurulu Başkanı
1 dk okuma 0
Paylas:

Bahar, bazı evlere sessiz gelir. Gürültüsüz, gösterişsiz… Ama köklü. Benim çocukluğumda bahar, anne evinin bahçesinde başlardı.

Bahçemiz büyük değildi ama yaşayan bir yerdi. Eski zeytinyağı tenekeleri, salça kutuları, kenarları hafif ezilmiş kaplar… Annemin elinde hepsi birer çiçek yuvasına dönüşürdü. Altları delinirdi, içine toprak doldurulurdu. Sonra sabırla beklenirdi.

O tenekeler bizim için sıradan eşya değildi; baharın başladığı yerdi.

Küpeliler

Küpeli çiçekleri gölgeli köşede dururdu. Morla pembenin birbirine karıştığı zarif çiçekleri tenekenin kenarından aşağı sarkar, rüzgârda hafifçe salınırdı.

Onlarda bir acele yoktu. Gösterişleri yoktu. Sadece duruşları vardı. Annem sularken sesi bile yumuşardı.

Sardunyalar

Sardunyalar güneşi severdi. Kırmızıları canlı, yaprakları diri… Tenekenin içinden taşan bir hayat gibi dururlardı.

Onlara bakınca insanın içi genişlerdi. Ne fazlası vardı ne eksiği. Olduğu kadarıyla güzeldi.

Yıllar geçti. Bahçeler değişti, tenekeler paslandı, mevsimler geldi geçti. Ama her bahar geldiğinde içimde aynı görüntü canlanıyor: toprağa eğilmiş bir anne ve sessizce açan çiçekler.

Huzur, bazen bir annenin tenekeye diktiği iki çiçeğin arasında büyür.

ÖZNUR TURAN ÖZEN