0:00
Gayrimenkul sektöründeki arz-talep dengesini analiz eden Ankara’nın önde gelen gayrimenkul şirketi Gayrimenkul PR 2026 yılını bir “pozisyon alma dönemi” olarak nitelendiriyor;
Finansal piyasalardaki oynaklık ve enflasyonist baskı, yatırımcıyı yeniden “en güvenli liman” olan toprağa yönlendirirken, 2027 projeksiyonları bugünkü fiyatların bir daha yakalanamayacağı bir eşiğe işaret ediyor.
‘İnşaat maliyet endekslerindeki durdurulamaz artış ve yeni imar alanlarının açılmasındaki yavaşlama, bitmiş konut fiyatlarından ziyade imarlı arsa fiyatlarını yukarı yönlü zorluyor. 2026’da sermayesini mevduatta tutan yatırımcının, 2027’de artan arsa metrekare maliyetleri karşısında alım gücünün %40’a yakın eriyebileceği öngörülüyor’
Batı Aksı ve İncek Hattı: Arz Kısıtı Fiyatları Tetikliyor
Ankara’nın gelişim şeması incelendiğinde; özellikle İncek-Beytepe hattındaki nitelikli parsel stokunun tükenme noktasına gelmesi ve Batı Aksı’ndaki (Eskişehir Yolu) sanayi odaklı genişleme, bu bölgeleri stratejik kılıyor. Gayrimenkul PR şirketinin analizlerine göre, 2027 yılında bu akslarda “satılık arsa” bulmanın zorlaşacağı ve mülk sahiplerinin nakit yerine kat karşılığı oranlarını yükselteceği bir piyasa hakim olacak. Dolayısıyla, 2026’da atılacak adımlar, 2027’nin kazananlarını belirleyecek
Ekonomik Projeksiyon: Mevduattan Gayrimenkule Dönüş
Ekonomik veriler, yüksek faiz döneminin son çeyreğine girildiğini gösterirken, faiz indirim döngüsünün başlamasıyla birlikte mevduattan çıkacak devasa likiditenin ilk adresi yine gayrimenkul olacak. Bu talep patlaması yaşanmadan önce, 2026’nın düşük işlem hacimli ortamında alım yapanların, 2027’de rantiye ekonomisinin en büyük paydaşları olacağı tahmin ediliyor. Kısacası, 2026 yılında “pahalı” denilerek alınmayan her metrekare, 2027’de “kaçan büyük bir fırsat” olarak finansal kayıtlara geçebilir


Bir yanıt yazın