Gündem

Rojin Kabaiş’in babası Medyascope’a konuştu: “2 günde 325 kişinin DNA örneği alındı” – Medyascope

DİYARBAKIR (Medyascope) – Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Medyascope’a, iki günde 325 kişinin DNA örneği alındığını anlattı. Baba Kabaiş, “Ben bu olayın peşini bırakmayacağım” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrı...

4 dk okuma 0
Paylas:

Sesli Haber

0:00



DİYARBAKIR (Medyascope) – Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Medyascope’a, iki günde 325 kişinin DNA örneği alındığını anlattı. Baba Kabaiş, “Ben bu olayın peşini bırakmayacağım” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrı yaptı.

Kamuoyu altı yıl önce Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasını konuşurken, bir yandan da Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünü sorguluyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sadece Gülistan Doku ile sınırlı kalmayacaklarını, Rojin Kabaiş ve Rabia Naz Vatan davaları gibi kamuoyunu yaralayan ve merakla beklenen soruşturma dosyalarını da açacaklarını söyledi.

Van’da 27 Eylül 2024’te kaldığı öğrenci yurdundan çıktıktan 18 gün sonra cesedi bulunan Rojin Kabaiş’in (21) babası Nizamettin Kabaiş Medyascope’a konuştu.

Baba Kabaiş, Akın Gürlek’in açıklamasının kendileri için büyük bir umut kaynağı olduğunu ifade etti. Kendisine gelen tehdit mesajlarının hatırlatan Nizamettin Kabaiş, “Tehdit mesajları bana geliyordu. Altı ay boyunca sürekli tehdit mesajları bana, kardeşlerime, aileme geliyordu. En son ben canlı yayına çıktım. O esnada da Akın Gürlek yani atanmıştı. Gördü, hemen açıklama yaptı, ‘Hiçbir vatandaşımız tehdit altında kalmayacak’ dedi. O esnada ben çok umutlandım. ‘Bu dosyaya Allah’ın izniyle sahip çıkacak’ dedim” diye konuştu.

“Gülistan Doku dosyasında Tunceli’de ne olmuşsa aynısı Van Üniversitesi’nde de o oldu” diyen baba Kabaiş, “Rektör var bizim dosyada da. Hatta rektörün akrabaları da var. Hatta ifade de veriyorlar. Rektörün iki tane yeğenidir, bir tanesi de güvenlikçidir. Kendi akrabalarını getirmiş üniversitenin içinde iş yapmış” dedi.

Rojin Kabaiş’in vücudunda çıkan iki DNA’yı hatırlatan bana Kabaiş şöyle devam etti:

“Daha önce bizi oyaladılar. 195 kişiye baktılar, hiç kimsenin DNA’sı uyuşmadı. Akrabalarımıza kadar baktılar. Bu da şu anlama geliyor: Bu bir cinayettir. Bir sene sonra yeni rapor geldi. O raporda Rojin’in vücudunun neresinde DNA’nın çıktığı belli oldu. Bir genç kızın vücudunda iki erkeğin DNA’sı görülmüşse daha neyi bekliyorlar? Araştırılması lazımdır. Rektör dahil, rektörün akrabaları dahil herkesin DNA’sına bakılmalı. Biz bunu talep ettik, defalarca söyledik. En son Diyarbakır Adliyesi’ne gittim, bir dilekçe yazdım, Van’a gönderdim. Ben dilekçe yolladıktan sonra, Adalet Bakanı’nın da talimatıyla iki günde 325 kişinin DNA’sına bakılmış. Daha önce bana ‘Yapamayız’ demişti savcı. Ama biliyordum ki bizi kandırıyorlar.”

Rojin Kabaiş’in vücudundan çıkan iki DNA’nın kime ait olduğunun ortaya çıkması gerektiğini vurgulayan baba Kabaiş, “Rojin’in akciğerinde su olmadığı tespit edildi. Rojin’in boğazına da zarar vermişler. Sırtında da darp izleri var. Bunları yazmamışlar otopside, bazı kişiler engel olmuş, biliyorum. Çok fazla sıkıntı var” dedi.

“Benim canıma da mâl olsa söyleyeceğim. Gerçeğin peşinde olacağım. Ben canımı kaybetmişim, ciğerim yanıyor. Bu olayın peşini bırakmayacağım. Ben çocuğumu büyüttüm. Okula ölmesi için göndermedim. Size getirdim, teslim ettim, emanet ediyorum. Çocuğu öldürüyorlar, katlediliyorlar. Sonra da ‘intihar etmiş’ diyorlar. Böyle bir şey olur mu ya? Herhangi intiharla ilgili bir şey olsaydı ben çocuğunu bilirdim. 24 kilometre uzakta, 18 gün boyunca çocuk ortada yok. Biz sürekli soruyoruz, diyoruz ki 18 gün boyunca bu genç kızımız neredeydi? Kaç gün suda kalmış? Hangi suda kalmış? Devletten rica ediyorum, özellikle Cumhurbaşkanı’ndan rica ediyorum. Bu dosyanın üzerinde dursunlar. Bu genç kızımıza ne oldu? Cumhurbaşkanı’nın ağzından bir kere bile çıkmamış, Rojin’e ne olduğunu sormamış. Biz de insanız. Ben çocuğumu üniversiteye gönderdim. Kazansaydı hem devlete hem millete faydası olacaktı. Neden takibe alınmıyor? Ölüm sebebini niye araştırmıyorlar?”

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir