0:00
Paylaşılan verilere göre, son 10 yılda toplam 1,5 milyon Schengen vize başvurusu reddedildi. Her yıl yaklaşık 100 bin ila 170 bin arasında başvurunun olumsuz sonuçlandığı belirtildi.
Ret kararlarının artması, vize sorununun bireysel örneklerin ötesine geçerek yapısal bir başlığa dönüştüğünü gösterdi. Başvuruların olumsuz sonuçlanması halinde ödenen ücretlerin geri verilmemesi de tartışmanın ekonomik boyutunu öne çıkardı.
Başvurular için ödenen 511 milyon Euro iade edilmedi
Bilgilere göre, vize bekleyen vatandaşların büyükelçilikler, konsolosluklar ve aracı şirketlere yaptığı ödemelerin toplamı 511 milyon Euroya ulaştı. Güncel kur üzerinden bu tutarın yaklaşık 27 milyar lira seviyesinde olduğu ifade edildi.
Başvuru reddedildiğinde ücretlerin geri ödenmemesi, başvuru sürecini yalnızca bürokratik değil aynı zamanda ciddi bir maliyet kalemi haline getiriyor. Böylece ret kararları, vatandaşların bütçesinde doğrudan kayıp yaratıyor.
Başvuru sayısı artarken yurt dışına çıkış zorlaştı
Schengen vizesi için Türkiye’den yapılan başvuru sayısının son yıllarda arttığı belirtildi. Verilere göre 2022 yılında 778 bin, 2023 yılında 1 milyon 55 bin, 2024 yılında ise 1 milyon 173 bin başvuru yapıldı.
Başvuru sayılarındaki bu artış, yurt dışına çıkış talebinin sürdüğünü gösterirken, aynı dönemde ret oranlarının da yükselmesi dikkat çekti. Böylece artan talep ile zorlaşan erişim aynı anda yaşanan iki temel unsur haline geldi.
Randevu sorunu ve karaborsa iddiaları öne çıktı
Vize sürecinde yalnızca ret kararları değil, randevuya erişimde yaşanan güçlükler de öne çıkıyor. Çevrimiçi şikayet platformlarında yer alan çok sayıdaki kullanıcı yorumuna göre, vize randevuları giderek daha zor ulaşılabilir hale geldi.
Aynı bilgilerde, son bir ayda konuyla ilgili şikayetlerin yüzde 38 arttığı ifade edildi. Randevu sisteminde karaborsa iddialarının yaygınlaştığı, bazı randevuların 100 Euro karşılığında satıldığı öne sürüldü.
Bot ve algoritma iddiaları dikkat çekti
Paylaşılan değerlendirmelerde, vize randevuları için yapay zeka destekli sistemlerin ve otomatik yazılımların kullanıldığı iddia edildi. Buna göre, bazı kişi veya grupların randevu açıldığı anda özel algoritmalar ve bot hesaplarla kontenjanları topladığı öne sürüldü.
Bu iddialar, vize başvuru sürecindeki sorunun yalnızca diplomatik ya da idari boyutta kalmadığını, dijital erişim sorunlarını da beraberinde getirdiğini gösterdi. Randevu krizinin giderek daha geniş bir şikayet alanı oluşturduğu anlaşıldı.
Vize sorunu ekonomik yükün ötesine geçti
Ortaya çıkan tablo, vize meselesinin yalnızca başvurunun kabul edilip edilmemesiyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Randevu bulma güçlüğü, artan ret oranı ve geri alınamayan başvuru ücretleri, süreci çok boyutlu bir sorun haline getiriyor.


Bir yanıt yazın