0:00
Günlük hayatta sık tüketilen çok sayıda ürün, yüksek ilave şeker içeriği nedeniyle sağlık tartışmalarının merkezinde yer alıyor. Uzmanlara göre bu ürünler kısa sürede enerji sağlasa da, beslenme düzeninde fark edilmeden yüksek şeker alımına yol açabiliyor.
Özellikle rafine şeker ve yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren yiyecek ve içeceklerin, düzenli ve yüksek miktarda tüketildiğinde metabolik sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinler ve çocuklarda serbest şeker tüketiminin toplam enerjinin yüzde 10’unun altına indirilmesini, mümkünse yüzde 5’in altına çekilmesini öneriyor.
Paketli ürünlerde “masum” görünen risk öne çıkıyor
Uzmanlar, sağlıklı algısıyla öne çıkan bazı ürünlerin de yüksek şeker içerebildiğine işaret ediyor. Paketli meyve suları, aromalı kahveler, granola, tatlandırılmış sütlü içecekler ve benzeri hazır ürünler, ilave şeker nedeniyle dikkatle tüketilmesi gereken gruplar arasında gösteriliyor.

Hazır içeceklerde ve paketli gıdalarda şekerin, ürünün doğal yapısından değil üretim sürecinde eklenen tatlandırıcılardan gelebileceği vurgulanıyor. Bu nedenle ürünün “meyveli”, “fit” ya da “enerji verici” olarak sunulmasının, düşük şeker içerdiği anlamına gelmediğinin altı çiziliyor.
Meyve suyu ve aromalı içeceklerde etiket uyarısı
Özellikle hazır meyve suları ve şekerli içeceklerde, lif oranının düşük kalmasına karşın şeker miktarının yüksek olabildiği belirtiliyor. CDC, şekerli içeceklerin beslenmede ilave şekerin başlıca kaynakları arasında bulunduğunu bildiriyor.
Bu nedenle uzmanlar, sıvı formda alınan şekerin daha hızlı ve fark edilmeden tüketilebildiğine dikkat çekiyor. Gün içinde sık içilen aromalı kahveler ve paketli içecekler de toplam şeker alımını belirgin biçimde artırabiliyor.

Aşırı şeker tüketimi hangi risklerle ilişkilendiriliyor
Uzman değerlendirmelerine göre fazla ilave şeker tüketimi, zaman içinde kilo artışı, obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve diş çürükleri ile bağlantı gösterebiliyor. Şekerli içeceklerin sık tüketiminin de benzer risk başlıklarıyla ilişkilendirildiği bildiriliyor.
Amerikan Kalp Derneği de yüksek miktarda ilave şeker içeren gıda ve içeceklerin sınırlandırılmasını öneriyor. Kurum, özellikle şekerli içeceklerin yüksek kaloriye karşın besleyici değer taşımadığına dikkat çekiyor.

Gizli şeker kaynakları çoğalıyor
Uzmanlar, birçok paketli üründe şekerin farklı isimlerle yer alabildiğini belirtiyor. Bu nedenle tüketicilerin yalnızca ürünün ön yüzündeki ifadelere değil, içerik listesi ve besin değerleri tablosuna bakmasının önem taşıdığı ifade ediliyor.
Şekerin farklı adlarla kullanılması, günlük toplam tüketimin olduğundan düşük sanılmasına yol açabiliyor. Bu nedenle etiket okuma alışkanlığının, ilave şeker kontrolünde temel adımlardan biri olduğu kaydediliyor.
Uzmanlar doğal ve işlenmemiş gıdaları öneriyor
Bilimsel değerlendirmeler, şeker tüketimini azaltmak için daha az işlenmiş gıdalara yönelmenin önemini ortaya koyuyor. Uzmanlar, günlük beslenmede su, şekersiz içecekler, doğal içerikli ürünler ve işlenmemiş gıdaların tercih edilmesini öneriyor.
Son değerlendirmelerde, sağlık açısından en büyük riskin tek bir yiyecekten çok, gün içine yayılan ve fark edilmeden artan işlenmiş şeker tüketimi olduğuna dikkat çekiliyor. Bu nedenle günlük beslenmede özellikle paketli ürünler ve şekerli içecekler için daha kontrollü bir tüketim çağrısı yapılıyor.


Bir yanıt yazın